Kaş Cuma Pazarı: Deniz Keyfine Yakışan Meyveler
Kaş’ın o kendine has, insanı hemen içine çeken ritminde Cuma günlerinin yeri bambaşkadır. Sabahın erken saatlerinde, henüz güneş tepemize dikilmeden, pazarın kurulduğu alandan yayılan taze toprak kokusu tüm sokakları sarar. Eğer o gün denize açılmayı planlıyorsanız, rotanız bellidir: Önce pazar, sonra mavi sular. Çoğu misafirimiz "Teknede ne yiyeceğiz?" diye sorar ama asıl lezzet sırrı, tekneye binmeden önce o renkli tezgahlarda gizlidir. Yıllardır her Cuma, o kalabalığın arasına karışır, Yayla’dan inen teyzelerin özenle dizdiği ürünleri incelerim. İşte tam o an, kusursuz bir Kaş tekne turu deneyiminin aslında denizde değil, bu bereketli tezgahların arasında başladığını bir kez daha anımsarım.
Pazar alışverişi burada sadece bir ihtiyaç giderme işi değildir; bir ritüeldir. Denizin tuzu dudaklarınıza değdiğinde, güneş teninizi ısıttığında canınızın ne çekeceğini önceden bilmek gerekir. Market raflarındaki o mumlanmış, tek tip ürünlerden bahsetmiyorum. Güneşte olgunlaşmış, dalından dün koparılmış, kokusu üzerinde tüten gerçek lezzetlerden bahsediyorum. Bu yazıda, kaptan köşküne geçmeden önce filelere nelerin girmesi gerektiğini, hangi lezzetin tuzlu suyla en iyi gittiğini anlatacağım.
Toroslar'dan Sepete: Kahvaltının ve Meyvenin En Doğalı
Kaş Cuma Pazarı, sadece bir alışveriş yeri değil, Akdeniz mutfağının kalbidir. Gömbe’den, Sütleğen’den gelen yerel üreticiler, sabahın ilk ışıklarıyla tezgahlarını kurarlar. Buraya girdiğinizde sizi önce o muazzam yeşillik denizi karşılar. Roka, tere, maydanoz... Üzerindeki çiy taneleri daha kurumamıştır, kokusu metrelerce öteden gelir.
Sadece meyve değil, güne sıkı bir başlangıç yapmak isteyenler için de burası bir cennettir. Akdeniz’in asırlık zeytin ağaçlarından toplanmış, el kırması yeşil zeytinler, kahvaltının baş tacıdır. Yanına, köylülerin kendi hayvanlarından elde ettiği o bembeyaz tulum peynirini ve samanların içinden çıkan gerçek köy yumurtalarını da eklediğinizde, dünyanın en lüks otelinde bile bulamayacağınız bir sofra kurarsınız.

Mavi yolculukta zaman yavaş akar. Teknenin motorunu kapattığımızda, sadece dalga sesleri kalır. İşte o sessizlikte, buz gibi bir dilim karpuzun veya kütür kütür bir eriğin verdiği haz paha biçilemez. Bu yüzden biz, misafirlerimizle çıkacağımız Kaş tekne turu öncesinde mutlaka pazarın nabzını tutmanızı öneririz. Çünkü biliriz ki, iyi bir tekne günü, iyi bir pazar alışverişiyle başlar.
Kaptan Ergun'un Tavsiyesi:
"Pazara girdiğinizde sadece tezgahlara odaklanmayın, kokuyu takip edin. Pazarın üst girişine doğru, dumanı tüten sacların başında teyzeleri göreceksiniz. Onların yaptığı otlu ve lorlu gözlemeler, Kaş’ın gizli kahramanıdır. Benim tavsiyem; sabah kahvaltısını pas geçin, oraya aç gidin. Bir tanesini orada, o otantik ortamda, dumanı üzerindeyken yiyin. Güne böyle lezzetli bir enerjiyle başlamak, tüm gün denizde yüzmek için size güç verecektir. Karnınızı bu yerel lezzetle doyurduktan sonra, teknemizin size özel hazırladığı ikramların tadını çıkarmak üzere limana bekleriz."
Tuzlu Suyla En İyi Giden Tatlar: Pazar Sepetimiz
Deniz insanı acıktırır, susatır ve tatlı bir şeyler aratır. Ama bu tatlı ihtiyacı paketli gıdalarla geçiştirilecek gibi değildir. Vücut, kaybettiği suyu ve minerali doğadan geri ister. İşte bu noktada Kaş pazarının meyve tezgahları devreye girer.
Frenk İnciri (Mısır İnciri)
Pazarın girişinde, genellikle kovalarda buzların içinde satılan, dikenli, turuncu veya mor renkli o meyveleri mutlaka fark edersiniz. İşte o, Akdeniz’in en "belalı" ama en lezzetli meyvesidir: Frenk İnciri. Biz ona Mısır İnciri de deriz. Tadı kivi ile kavun arasında, inanılmaz ferahlatıcı bir aromaya sahiptir. Pazardan alırken mutlaka "soyuver ablam/abim" deyin, çünkü o ince dikenleri elinize batarsa gününüz zehir olabilir. Ama o buzlu meyveyi teknenin güvertesinde yediğinizde, içinizin serinlediğini hissedeceksiniz.

Kütür Kütür Badem ve Çağla
Kaş ve Datça tarafları bademiyle meşhurdur. Mevsimine denk gelirseniz, buzun üzerinde satılan taze çağlaları mutlaka deneyin. Eğer mevsimi geçtiyse, köylü teyzelerin kırdığı taze iç bademlerden bir kese kağıdı alın. Neden mi? Çünkü badem, denizde mideyi bastıran, tok tutan en iyi atıştırmalıktır. Özellikle tekne hafif sallandığında midesi hassaslaşanlar için badem, adeta doğal bir ilaçtır. Hem enerji verir hem de tuzlu sudan çıkan bünyeyi toparlar.
Yazın Kralı: Kavun ve Karpuz
Bu ikili olmadan bir yaz günü düşünülemez. Ama marketten almak yerine pazardan, "bostan güzeli" dedikleri o yerli tohum kavunlardan bulursanız lezzet farkını anlarsınız. Biz teknemizde buzdolabımızda bunları her zaman hazır tutarız ama siz kendi özel zevkinize göre pazardan seçtiğiniz o bal gibi kavunu yanınızda getirirseniz, denizin ortasında kestiğinizde kokusu bütün koya yayılır. Denize karşı karpuz yerken çekirdekleri denize atmak bile buranın tatlı bir geleneğidir; balıklara ziyafet olur.

Pazarın Renklerinden Mavinin Huzuruna: Liman Yolu
Pazarda o kalabalığın, seslerin ve baharat kokularının arasından sıyrılıp limana doğru yürümek, bir tiyatro oyununda perde arası gibidir. Şehrin o tatlı telaşını arkanızda bırakırsınız. Yokuş aşağı inerken karşınızda beliren o uçsuz bucaksız mavilik, birazdan yaşayacağınız huzurun habercisidir. Elinizde belki sadece yolda atıştırmak için aldığınız küçük bir kese kağıdı badem veya bir salkım üzüm vardır, ama ruhunuz pazarın o canlı enerjisiyle dolmuştur.
Limana varıp teknenizi gördüğünüz an, o pazar yorgunluğu yerini tatlı bir beklentiye bırakır. Karadaki hayatın yüklerini iskelede bırakıp güverteye adım atarsınız. Artık ne yiyeceğinizi düşünmenize gerek yoktur. Sizi bekleyen şey, kaptanınızın güvenli rotası ve mürettebatın sizin için hazırladığı enfes sofralardır. Bizim Kaş tekne turu anlayışımızda, misafirimiz tekneye adım attığı andan itibaren sadece "keyif" moduna geçer. Siz denizin tadını çıkarırken, mutfaktan yükselen zeytinyağlıların kokusu, pazar gezinizin mükemmel finali olacaktır.
Kaş Cuma Pazarı tam olarak nerede ve saat kaçta kuruluyor?
Kaş Cuma Pazarı, merkezden biraz yukarıda, otogarın hemen arka tarafındaki geniş alanda kurulur. Burası sabit bir bina veya kapalı pazar yeri değildir; haftanın diğer günlerinde otopark olarak kullanılan açık bir alandır. Ancak Cuma günleri geldiğinde tentelerle gölgelik, devasa ve renkli bir pazar yerine dönüşür. Sabah 08:00 gibi tezgahlar tam anlamıyla dolmuş olur ve akşamüzeri 18:00-19:00 civarına kadar devam eder.
Pazarda kredi kartı geçerli mi yoksa nakit mi taşımalıyım?
Bu çok önemli bir detay. Pazarın içindeki peynirci, zeytinci gibi büyük esnafların bazılarında kredi kartı geçse de, köylü teyzelerin tezgahlarında, meyve sebze satıcılarında ve o nefis gözlemecilerde genellikle sadece nakit geçer. Yanınızda mutlaka bozuk para ve nakit bulundurun. Ayrıca pazarlık yapmak isterseniz nakit her zaman kolaylık sağlar.
Kaş pazarından meyve dışında hediyelik ne alabilirim?
Sadece meyve sebze değil, Kaş pazarı tekstil ve el sanatları konusunda da çok zengindir. "Kaş keteni" veya "Şile bezi" tarzı, teknede ve plajda giyebileceğiniz tiril tiril elbiseler, peştemaller bulabilirsiniz. Ayrıca köylülerin kendi yaptığı nar ekşileri, ev yapımı salçalar, dağ kekiği ve adaçayı gibi bitki çayları da harika birer hediyelik alternatiftir.
Maviye Davet
Kaş, sadece deniziyle değil, toprağıyla, insanıyla ve o toprağın bize sunduğu zeytinle, peynirle bir bütündür. Bir Cuma sabahı, elinizde taze incirler, yüzünüzde tatlı bir tebessüm ile teknemize adım attığınızda, ne demek istediğimi çok daha iyi anlayacaksınız. O an, sadece bir tura çıkmış olmazsınız; Kaş’ın ruhunu yaşamış olursunuz.
Pazar alışverişinizi yaptıysanız, güneş kreminizi sürdüyseniz ve Akdeniz'in en berrak sularında yüzmeye hazırsanız, biz motorlarımızı ısıtmaya başladık bile. Unutulmaz anılar biriktirmek ve bu eşsiz deneyimi yaşamak için Kaş tekne turu rezervasyonunuzu yapın, sizi güvertede bekliyor olacağız. Mavi sularda görüşmek üzere.

SELAMLAR!
Ben Kaptan Ergun. Kaş ve Kekova’nın masmavi koylarını karış karış bilen yerel bir kaptan olarak, size unutulmaz bir tatil yaşatmak için buradayım.
Yıllardır bu sularda yüzüyor, en güzel koyları, en keyifli aktiviteleri, en huzurlu rotaları misafirlerime sunuyorum.
Blog yazılarımda da sizin için Kaş çevresinde mutlaka görülmesi gereken yerleri, gizli kalmış güzellikleri ve tatilinizi daha özel kılacak önerileri paylaşıyorum.
Haydi, birlikte bu eşsiz kıyıları keşfe çıkalım!